KategorilerKOMBİNLER

IWC SCHAFFHAUSEN, “BLUE ANGELS®”GÖSTERİ UÇUŞU FİLOSUNUN 75’İNCİ KURULUŞ YILDÖNÜMÜNÜ KUTLUYOR

Schaffhausen, 13 Eylül 2021 – IWC Schaffhausen, “Blue Angels®” ABD Donanması Gösteri Uçuşu Filosu’nun 75’inci kuruluş yıldönümünü kutluyor. “Blue Angels®” 1946’dan beri mükemmel uçuş gösterileri aracılığıyla, Birleşik Devletler Donanması ve Deniz Piyadeleri’nin kusursuzluk arayışına ve profesyonelliğine ayna tutuyor. 2019’da filonun resmi lisans hakkını alan IWC şimdiye kadar iki özel yapım pilot saatini saat severlerle buluşturdu.

1946’da Deniz Harekat Kumandanı Amiral Chester W.Nimitz, ABD Donanması’nda bir gösteri uçuşu filosu kurdu. Artık “Blue Angels®” adıyla tanınan ABD Donanması Gösteri Uçuşu Filosu’nda 140 denizci ve deniz piyadesi görev yapıyor. Her “Blue Angels®” üyesi kendi deneyimini ve uzmanlığını filoya taşırken gösteri uçuşlarındaki becerileriyle ABD Donanması ve Deniz Piyadeleri’nin her kademesinde rastlayabileceğiniz takım çalışması, profesyonellik ve mükemmeliyetçiliğe örnek teşkil ediyor. “Blue Angels®” her yıl yaklaşık 11 milyon izleyici önünde maharetlerini sergiliyor. Yılmak nedir bilmeyen pozitif bir yaklaşım, güçlü çalışma ahlakı ve göreve kendini adama bilinci filonun zamana karşı verdiği sınavda yüzünün akıyla çıkmasını sağlayan değerlerden sadece birkaçı.

“Blue Angels®” tarihi boyunca çok çeşitli hava araçlarıyla gökyüzünde süzüldü. Başlangıçta F6 Hellcat, F8 Bearcat ve F9 Panther kullandılar. 1950’lerde gösterilerini F9 Cougar ve F-11 Tiger uçaklarıyla şekillendirdiler ve bugün hala sergiledikleri olağanüstü akrobatik bir manevra olan ilk altı uçaklı delta formasyonunu tasarladılar. 1960’ların sonunda F-4 Phantom ile uçan filo ilerleyen yıllarda A-4 Skyhawk uçağına geçti. 40’ıncı kuruluş yıldönümlerini kutladıkları 1986’da uçakları F/A-18 Hornet oldu. 2021’de Blue Angels® filosu F/A-18 Super Hornet jetinde karar kıldı. filonun bir diğer özelliği de kullandığı her jetin ABD Donanması’nın resmi renkleri mavi ve altın sarısı ile
donatılması.

Nimitz, ABD Donanması’nda bir gösteri uçuşu filosu kurdu. Artık “Blue Angels®” adıyla tanınan ABD Donanması Gösteri Uçuşu Filosu’nda 140 denizci ve deniz piyadesi görev yapıyor. Her “Blue Angels®” üyesi kendi deneyimini ve uzmanlığını filoya taşırken gösteri uçuşlarındaki becerileriyle ABD Donanması ve Deniz Piyadeleri’nin her  kademesinde rastlayabileceğiniz takım çalışması, profesyonellik ve mükemmeliyetçiliğe örnek teşkil ediyor. “Blue Angels®” her yıl yaklaşık 11 milyon izleyici önünde maharetlerini sergiliyor. Yılmak nedir bilmeyen pozitif bir yaklaşım, güçlü çalışma ahlakı ve göreve kendini adama bilinci filonun zamana karşı verdiği sınavda yüzünün akıyla çıkmasını sağlayan değerlerden sadece birkaçı. “Blue Angels®” tarihi boyunca çok çeşitli hava araçlarıyla gökyüzünde süzüldü.

Başlangıçta F6 Hellcat, F8 Bearcat ve F9 Panther kullandılar. 1950’lerde gösterilerini F9 Cougar ve F-11 Tiger uçaklarıyla şekillendirdiler ve bugün hala sergiledikleri olağanüstü akrobatik bir manevra olan ilk altı uçaklı delta formasyonunu tasarladılar. 1960’ların sonunda F-4 Phantom ile uçan filo ilerleyen yıllarda A-4 skyhawk uçağına geçti. 40’ıncı kuruluş yıldönümlerini kutladıkları 1986’da uçakları F/A-18 Hornet oldu. 2021’de Blue Angels® filosu F/A-18 Super Hornet jetinde karar kıldı. Filonun bir diğer özelliği de kullandığı her jetin ABD
Donanması’nın resmi renkleri mavi ve altın sarısı ile donatılması.

GLEN POWELL “BLUE ANGELS®” FİLOSUYLA HAVALANDI

“Blue Angels®” gösteri uçuşu filosu, Glen Powell’ı bu özel yılında Florida’daki Donanma Hava Üssü Pensacola’da bir gün geçirmeye davet etti. Amerikalı aktör ve IWC ailesinin yeni üyesi Powell, Blue Angels #4 jetinin arka koltuğunda uçmak gibi sıra dışı bir tecrübe yaşama fırsatı buldu. Bir gösteri uçuşu esnasında gökyüzünde son sürat yol almayı ve
heyecan verici akrobatik manevraları deneyimledi. Powell bölgedeyken dünyanın en büyük havacılık müzelerinden biri olan National Naval Aviation Museum’ı da ziyaret etti. Müzede eski Blue Angels A-4 Skyhawk modelleri dahil 150’den fazla uçak sergileniyor. Videoları şu adreslerden seyredebilirsiniz: https://watches.iwc.com/blue-angels-part1 ve https://watches.iwc.com/blue-angels-part2

1988’de Teksas’ın Austin şehrinde dünyaya gelen Powell hayatı boyunca havacılıkla ilgilendi. Yakın zamanda özel pilot lisansını aldıktan sonra havacılık tutkusu daha da arttı. Çocukluğundan beri takip ettiği “Blue Angels®” filosunun zihniyetine, tutkusuna ve amansız mükemmellik arayışına derin bir hayranlık besliyor. IWC Schaffhausen ile paylaştığı diğer değerler arasında bitmek tükenmek bilmez kusursuzluk arayışı ve yaptığı işte en iyi olma azmi
var.

İKİ ÖZEL EDİSYON PILOT KRONOGRAF

IWC, 2019’da ABD Donanma Bakanlığı’nın resmi lisans sahibi oldu. İsviçreli lüks saat üreticisi o tarihten beri donanma ile işbirliği yaparak iki özel edisyon kronograf tasarladı. Lisans sözleşmesinin ilk ürünü siyah zirkonyum oksit seramik kasalı Pilot’s Watch Chronograph Edition “Blue Angels®” (Ref. IW389008). IWC, “Blue Angels®” filosunun 75’inci kuruluş yıldönümü onuruna yakın zamanda mavi seramik kasasıyla göz alan Pilot’s Watch
Chronograph Edition “Blue Angels®” (Ref. IW389109) modelini çıkardı.

 

F1 SEVERLERİN FAVORİ SAATİ TAG HEUER FORMULA 1, YENİ VE İDDİALI GÖRÜNÜMÜYLE SAAT SEVERLERİ BÜYÜLÜYOR

TAG Heuer, 2021 F1 sezonunun Bahreyn’deki başlangıcı şerefine TAG Heuer Formula 1 koleksiyonuna dört yeni model ekliyor. Parlak renkleri ve asfalt görünümlü kadranları, saatlere yeni nesil motor sporları tutkunlarını büyüleyecek bir ruh veriyor.

La Chaux-de-Fonds, İsviçre –2021: 1986 yılında tanıtılmasından beri TAG Heuer tarihinde özel bir yere sahip olan TAG Heuer Formula 1 koleksiyonu, orijinalliği ile ön planda. Motor sporları dünyasının gözde saati TAG Heuer Formula 1, 1980’ler ve 1990’lardan ilham alınan mandalina turuncusu ve limon sarısı gibi canlı renklerle kendisini bir kez daha yeniliyor.

1968 yılında Jack Heuer’in İsviçreli yarış pilotu Jo Siffert ile imzaladığı ilk sponsorluk anlaşmasından beri, TAG Heuer’in Formula 1 ile olan ilişkisi gücünü asla yitirmedi. Şampiyon pilot o dönemde, markanın logosunu aracında ve yarış giysisinde taşıyordu. Jo Siffert sayesinde birçok yarış pilotu Heuer saatlerini kullanmaya başlayarak TAG Heuer’i F1 pistlerindeki bir numaralı saat üreticisi haline getirdi. TAG Heuer 1986 yılında, özel olarak Formula 1’e adanmış bir koleksiyon tasarlayarak bu mirasa saygı duruşunda bulundu. Ezber bozan tasarıma, çelik kasaya ve quartz mekanizmaya sahip bu saatler, canlı renkleri kauçuk kayışla buluşturuyordu.

Yarış ruhunu taşıyan yenilikçi görünümleriyle hızla başarıya ulaştılar. TAG Heuer günümüzde halen yarış dünyasında önemli bir varlığa sahip. Bahreyn’de başlayan 2021 sezonunda Red Bull Racing Team’i desteklemeyi sürdürürken bir yandan da Monaco Grand Prix resmi zaman sponsorluğunu ve uzun süreli Automobile Club de Monaco sponsorluğunu devam ettirecek.

TAG Heuer Formula 1 koleksiyonu, yarış pistlerine olan bu sarsılmaz tutkuyu onurlandırıyor ve motor sporlarının gözde saati olarak edindiği ikonik rolü dört yeni çarpıcı model ile pekiştiriyor. Üç kronograftan ve üç ibreli bir modelden oluşan yeni parçalar, 43 mm çapında çelik kasaya, seramik bezele ve asfalt dokulu kadrana sahip. Ayrıca belirli modellerde, kokpit içindeki emniyet kemerlerini anımsatan naylon kayış kullanılıyor. Hepsinden önemlisi, saatler padokta hakim olan parlak renklere sahip. Bu en yeni tasarımlarda limon sarısının yanı sıra 50 yılı aşkın süredir TAG Heuer’in özünde yer alan bir renk olan canlı turuncu kullanılıyor.

1970’lerde Jack Heuer, merkezi ibre ve indeksler üzerinde turuncu vurgulara sahip olan bir Autavia modeli tanıtmıştı. Bu, modelin saat tutkunları arasında “Turuncu Çocuk” olarak anılmasına yol açan cesur bir seçimdi. Firma, 1986 yılında TAG Heuer Formula 1 modelini tanıttığında ise enerjinin ve hareketin simgesi olan bu eğlenceli renk, paletteki yerini çoktan almıştı. Kadranda baskın bulunan turuncu renk, üç ibreli modelde ilgi odağı olurken; kronograf modelin limon sarısı rengi ise ibreleri, indeksleri ve alt kadranları zarif bir şekilde vurguluyor ve seramik takimetre ölçekli bezel ile kontrast oluşturuyor. Ortaya çıkan kentli ve sportif görünüm, genç hız tutkunlarına ve güçlü duygulara hitap edecek.

TAG Heuer Hakkında

1860 yılında İsviçre’nin Jura Dağları’nda Edouard Heuer tarafından kurulan TAG Heuer, dünyanın bir numaralı lüks saat grubu olan LVMH Moët Hennessey Louis Vuitton SE (“LVMH”) bünyesinde yer alan lüks bir saat markasıdır. Merkezi İsviçre’deki La Chaux-de-Fonds kentinde bulunan ve dört üretim tesisine sahip olan TAG Heuer, 1470 çalışanıyla 139 ülkede faaliyet göstermektedir. TAG Heuer ürünleri, belirli ülkeler için www.tagheuer.com online mağazasında ve dünya çapında 160 mağaza ve 3000 satış noktasında satılmaktadır. Şirket, TAG Heuer CEO’su Frédéric Arnault tarafından yönetilmektedir. TAG Heuer, 160 yıldır avangart saat üreticiliği ruhunun yanı sıra; 1887’de mekanik cep saatleri için salınım pinyonu, 1916’da Mikrograph, 1969’da ilk otomatik kronograf mekanizması Calibre 11 ve 2015’te ilk lüks akıllı saat gibi devrim yaratan teknolojiler ile yenilikçiliğe olan bağlılığını da ortaya koymaktadır. Günümüzde, markanın temel koleksiyonu, Jack Heuer tarafından tasarlanan üç ikonik saat ailesi olan TAG Heuer Carrera, Monaco ve Autavia serilerinden oluşmakta ve modern hatlara sahip Link, Aquaracer, Formula 1 ve Connected koleksiyonlarıyla tamamlanmaktadır. TAG Heuer’in harekete ve yüksek performansa olan tutkusunu ifade eden önemli iş ortaklıkları ve marka elçileri, markanın “#DontCrackUnderPressure” sloganını temel almaktadır.

 

 

My Move

Valérie Messika her yıl olduğu gibi, ikonik Move koleksiyonunun tazeliğini korumak için yeni dokunuşlarda bulunuyor. Altın ve pırlanta ağırlıklı çalışan tasarımcı, şimdi de yepyeni bir materyal olan deriyle tanışıyor. Moda atölyelerinde sıklıkla kullanılan deri, artık mücevher üreticilerinin çalışma tezgahlarında da yerini almaya başlıyor. Devamı

BREITLING CHRONOMAT AUTOMATIC 36 SOUTH SEA

Yeni Breitling Chronomat South Sea koleksiyonu, göz alıcı renkleri ve ışıltısıyla; yazın, deniz yaşamının ve yeşilliklerin huzur verici atmosferini yansıtıyor. Üç farklı renk seçeneği bulunan Chronomat Automatic 36 South Sea Capsule koleksiyonundaki zarif, modern ve retro esintili bu saatler, farklı olmak isteyen kadınlar için biçilmiş kaftan.

Breitling CEO’su Georges Kern, bu ışıltılı koleksiyon ile ilgili şöyle diyor ‘’Bu rengarenk saatlerden oluşan yeni ve özel koleksiyonumuz, aksiyon almaktan korkmayan stil sahibi, cesur kadınlar için tasarlandı.’’

Mint yeşili, bej ve lacivert kadranları, pırlanta ile bezenmiş indeksleri ve yine rengarenk pırlanta bezeliyle yeni Chronomat South Sea, kadranla aynı renk parlak timsah derisi kayışı ve katlanır klipsli tokası ile saat severlerin beğenisine sunulmaya hazır. Breitling Chronomat Automatic 36 South Sea koleksiyonundaki saatler, COSC sertifikalı bir kronometre olan Breitling Calibre 10 mekanizmasından güç alıyor ve yaklaşık 42 saatlik bir güç rezervine sahip.

1940’lı yıllardan beri, Breitling kadınlara özel birçok model tasarladı. İlk kez 1957 yılında çıkan Breitling Ladies TransOcean, Breitling saatçiliğinin tasarıma en mükemmel yansımalarından biri olarak anılıyordu. 1990’larda, The Lady J koleksiyonu da son derece ses getirmişti. Buna ek olarak 2010 yılındaki Galactic’in ardından Navitimer 35, 38 ve Superocean 36 koleksiyonları da markanın en bilinen kadın koleksiyonlarındandı.

1984 yılında çıkan The Original Chronomat, İsviçre saat endüstrisinin yeniden doğma sinyallerinden biri olarak anılıyordu. Bu tarihten itibaren Breitling hem kadın hem erkek tasarımlarında öncü bir marka olarak yolculuğuna devam etti.

Günümüzde, modern-retro stilini en güzel şekilde harmanlayan koleksiyonlarından biri olan Breitling Chronomat for Women, kendine güvenen ve stil sahibi kadınlar için biçilmiş kaftan.